Vergi Portalı

 
 
 
Araştırmalarımız
Sahte Belge ve Muhteviyatı İtibariyle Yanıltıcı Belge, Belge Düzeni Uygulamaları, Vergi İncelemeleri, Örtülü Kazanç Dağıtımı – Örtülü Sermaye, Türk Ticaret Kanununun 324. Maddesi’nin Uygulaması, Serbest Bölgeler
Sahte Belge ve Muhteviyatı İtibariyle Yanıltıcı Belge

Halk arasında “naylon fatura” olarak da adlandırılan, sahte belge ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belgelerin (fatura, serbest meslek makbuzu vs.) düzenlenip verilmesi veya bilerek kullanılması, vergi tarhiyatı ve buna bağlı parasal cezalar yanında, hürriyeti bağlayıcı cezalara da (hapse veya ağır hapse mahkumiyete) sebebiyet verebilmektedir.
 
Belge Düzeni Uygulamaları

Şirketler aldıkları, eksik düzenledikleri veya düzenlemedikleri belgeler ya da belge düzenindeki eksiklikler, hatalar nedeni ile oldukça büyük problemlerle karşı karşıya kalabilmektedirler. Bu konudaki araştırmalarımız çerçevesinde, amacımız şirketin kullandığı belgeleri tespit edip, kullanılması gereken belgeler ile karşılaştırıp alınması gereken önlemleri belirleme, konuya ilişkin şirket personelinde farkındalık ve bilinç seviyesinin artırılması çabalarına destek olmaktır.
 
Vergi İncelemeleri

Vergi incelemeleri, Mali idarenin, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak ve tespit etmek amacıyla yapılır. Pek çok ülkede olduğu gibi ülkemizde de vergi sistemimiz beyan esasına dayalı olduğundan idare, vergi incelemeleri yoluyla, mükellefin beyanının doğruluğunu araştırmaktadır.

Bu konudaki araştırmalarımız çerçevesinde, şirketlerin inceleme süresince ve sonrasında tüm kanuni haklarından yararlanması amaçlanmaktadır.
 
Örtülü Kazanç Dağıtımı – Örtülü Sermaye

Son yıllarda yapılan vergi incelemelerinde ilk etapta incelenen ve en sok eleştirilen konu ilişkili şirketleri arasındaki borç, mal ve hizmetlerin fiyatlandırılması olmuştur.

Şirketler mal veya hizmete fazla bedel ödemekle veya almakla eleştirilmiş, borç ilişkisi örtülü sermaye olarak nitelendirilerek bu borçla ilgili faiz ve kur farkının gider olarak dikkate alınmış olması tarhiyat konusu yapılmıştır. Gerek uygulamalarda, gerekse eğitimler sırasında karşılaştığımız soruları, yargı kararlarını, Maliye Bakanlığı ve OECD yaklaşımlarını, başka ülkelerin tecrübelerini dikkate alarak bu konudaki riskleri asgariye indirme konusunda şirketlere destek vermeyi amaçlıyoruz.
 
Türk Ticaret Kanununun 324. Maddesi’nin Uygulaması

Daha ziyade olaya hukuki boyutlarıyla yaklaştığımız bu araştırmalarımız ve çalışmalarımızla, şirketlerin, TTK 324. maddesi kapsamında aşama aşama, özkaynaklarını koruma oranlarına göre atmaları gereken zorunlu adımlar ve hukuki işlemler konusunda destek olmayı amaçlıyoruz.
 
Serbest Bölgeler

Yirmi yılı aşkın bir süredir çok yaygın uygulamaları olmasına rağmen Türkiye''deki şirketlerin serbest bölgelerde kurulmuş şirketlerle ilişkilerinde veya serbest bölgedeki şubenin Türkiye''deki merkezle ilişkilerinde birçok konuda uygulama birliği sağlanamamıştır. Bu nedenlerle de serbest bölge kanalıyla mal alan veya satan firmalarda riskli uygulamaların varlığını gözlemliyoruz.

Amacımız, bu konudaki geniş araştırmalarımız çerçevesinde, mevcut yapı ve mevzuat hükümleri çerçevesinde gerek serbest bölge gerekse teknoparklarda uygulamaların risksiz sürdürülebilmesine yardımcı olmaktır.
 
Yurtdışına Yapılan Ödemeler ve Karşılaşılan Sorunlar

Hemen hemen tüm şirketlerin bir yabancı şirketle mal veya hizmet alım satım ilişkisi mevcuttur. Özellikle yurt dışından yapılan mal veya hizmet alımlarıyla ilgili ödemelerde çok sayıda faktörün dikkate alınması gerekmektedir.

Bu konudaki araştırmalarımız ile, şirketlerin bu tür ödemelerini gözden geçirerek tüm hukuki yükümlülüklerin yerine getirilip getirilmediğini, çifte vergilemeyi önleme anlaşmalarında olduğu gibi tüm imkanlardan yararlanılıp yararlanılmadığı konularında şirketlere destek sağlamaktadır.
 
İrtibat Büroları ile ilgili Riskler

İrtibat bürosu faaliyetleri ancak belirli şartlarla vergiden muaftır. Bazen farkında olmadan irtibat bürosu faaliyetleri vergilenebilecek hale getirilmektedir. Çalışanların kartları, kullanılan antetli kağıt ve zarflar, imzalanan her şey bu tür değerlendirmelerde önemli olabilmektedir.

Bu konudaki araştırmalarımız ve oluşturduğumuz uzmanlık gurubumuz ile, irtibat bürolarının mevcut faaliyetlerini inceleyip, mevcut durumları ile ilgili sağlıklı değerlendirmeler yapılmaktadır.
 
Ortak ve Yöneticilerin Vergisel Sorumlulukları ve Yurtdışına Çıkış Yasağı Uygulaması 

Şirket ortak ve yöneticilerinin vergi borçlarından dolayı oluşan “mali” sorumlulukları yanında şirketin kanunlara aykırı işlemleri nedeniyle “cezai” sorumlulukları da oluşabilmektedir.

Ayrıca, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’a 04.06.2008 tarihli ve 5766 sayılı Kanun ile eklenen 36/A maddesi uyarınca, Vergi Usul Kanunu ve Gümrük Kanunu kapsamına giren amme alacakları ile bunlara ait zam ve cezalarına ilişkin ödeme emri tebliğ edilip de amme alacaklarını ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde ödemeyen ya da söz konusu kanun hükümleri uyarınca amme alacakları nedeniyle ihtiyati haciz kararı alınanların alacaklı tahsil dairesinin talebi halinde yurtdışına çıkışının engelleneceği belirtilmektedir.

Yaptığımız çalışmalar sırasında, birçok şirketlerde üst düzeyde sorumluluklar alan yöneticilerin, gelir getirici faaliyetlere odaklı çalışmaları nedeni ile, kendileri ve şirket için hukuki sorumluluk doğurabilecek bir çok konuda daha ziyade işe yeterli dikkati gösteremediğini gözlemledik. Bu konuda çalışmalarımızla üst düzey yöneticilere destek olmayı amaçlıyoruz.

Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu Uygulamaları ve Yöneticilerin Bu Kanun Kapsamındaki Sorumlulukları

2003 yılında yürürlüğe giren Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ile 1932 yılında yürürlüğe girmiş olan 1918 sayılı Kaçakçılığı Men ve Takibine Dair Kanun yürürlükten kalkmıştır. Eski kanun ekonomik sonuçlara hapis cezası verilmesi anlayışını benimserken, yeni kanun günümüz koşullarına uygun olarak sadece ekonomik sonucu olan suçlara ekonomik ceza verilmesi yönünde hazırlanmıştır. Her ne kadar yeni kanun hapis cezası yerine para cezasına ağırlık vermiş olsa da yeni kanun kapsamında da fiile bağlı olarak hapis cezası yaptırımı yer almaktadır.

Firmaların neredeyse tamamı birer “Gümrük Müşaviri” ile çalışsa da gümrük operasyonları sonucu doğabilecek olumsuzluklar nedeniyle gümrük müşavirleri ile birlikte firma yönetici ve sorumluları da Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu nedeniyle büyük problemler yaşayabilmektedirler. Bu nedenle suç teşkil eden fiiller ve ilgili yaptırımlar konularında bilgili ve duyarlı olmak gerekmektedir.

Bu konudaki araştırmalarımız ile, gerek firmaların gerekse üst düzey yöneticilerinin karşılaşabilecekleri riskleri en aza indirgemek amaçlanmaktadır.


 

Güncel

TC. Resmi Gazete

23 Ekim 2017
Gazete Içerigi

Mini Anket

Vergi Borçlarının Yeniden Yapılandırılmasıyla İlgili Kanun Hakkındaki Düşünceniz Nedir?


Sonuçlar Diğer Anketler