Vergi Portalı

 
 
Ana Sayfa> Kırk Aforizma
Kırk aforizma: CEO ve CFO’lara 40 temel öğüt
Çalışmamızın bu bölümünde yıllar içinde karşılaştığımız konulardan sizlerin dikkatine sunmak istediklerimizi çarpıcı, kısa başlıklarla ifade etme gayretine girdik.


Hafızasız şirketler: Şirketinizin mali bellek dosyası var mı?

Türkiye’de zaman aşımı yoktur!

Yılda bir fatura envanteri yapıyor musunuz?

Yangında ilk kurtarılacak şey nedir?

Defteri bastırmamak ne gibi belalara yol açabilir?

Vergi incelemeleri

Domates alırken dahi yoklayanlar koca şirketi alırken neden yoklamazlar?

Yörük göçü yolda dizilir mi?

Bugünün işini yarına bırak, belki Maliye erteler!

Evrak kabul/zimmet defteri oluşturun

Boksörün karşısına eldivensiz çıkmak ne kadar akıllıca?

Japon yapıştırıcı-denetim, kefir-şeffaflık

Başkasının vergi borcunu ödemek zorunda kalabilirsiniz!

Mali check-up’a şirketlerin de ihtiyacı var

Sigorta konusunda check-up yaptırdınız mı?

Komaya girmeden doktora gitmeyi bilmek!

Sigorta yasağından -10 kat cezadan- haberdar mısınız?

Acil durum planlamanız var mı?

Bilgisayar sisteminiz ne denli güvenli?

Yolda senet bulsanız öder misiniz?

Sizden kesilen KDV’yi yine ödemek zorunda kalabilirsiniz

Ödediğiniz KDV’yi iade alamayabilirsiniz

KDV oranı %18 mi % 69 mu?

Nasıl bilmeden sahtekar olunur?

Mali işler bölümüne üvey evlat muamelesi yapmayın

Avukat ve mali danışmansız adım atılır mı?

Söz uçar yazı kalır

Önemli mali konular telefonla çözülür mü?

Aldığının bedelini ödemeyen kazanamaz

Alırken bedelini düşük gösterdiğiniz gayrimenkulü elinizden alabilirler

İtalyan Vergi İdaresi ne yaptı?

Alman/ Fransız Vergi İdareleri, kendi vatandaşlarını Türk Vergi İdaresi’ne neden ihbar etti?

AB tasarruf direktifi ne getirebilir?

Vergi cennetleri ve kontrol edilen yabancı kurum (CFC) ile ilgili olarak nasıl bir uygulama geliyor?

Bir kehanet: Serbest bölgedeki ilişkili şirketlere mal satan veya alan tüm şirketler incelenecek!

Büyük mükellefler vergi dairesi ne anlama geliyor?

KDV iadesi yerine mahsup imkânlarını araştırdınız mı?

Yurt dışına çıkarken pasaportunuza el konmaması için ne yapmalı?

Gümrük işlemleriniz için check-up yaptırın

Masamdaki bomba!

Vergi incelemesine neden seçilebilirsiniz?




Hafızasız şirketler: Şirketinizin mali bellek dosyası var mı?

1. Şirketin mali geçmişinin şirket yönetimlerince elden ele aktarılarak biriktirilmesi çok önemlidir. Çoğu zaman değişen yöneticilerle birlikte geçmişte yaşanan deneyimlerin unutulduğu, aynı hataların tekrarlandığı görülmektedir.

Bunu engelleyebilmek için bir dosya oluşturularak;

- Şirketçe alınmış muktezaların,

- Yapılan incelemelerle ilgili raporların,

- Yargı kararlarının,

- Şirket danışmanlarına sorulan sorular ve alınan yanıtların,

- Şirketin YMM’sinin yaptığı denetimlerle ilgili olarak oluşturduğu ara denetim raporlarının,

- Tam tasdik raporlarının,

- Bağımsız denetim raporlarının ve benzeri tüm yazışmaların muhafazası ve yeni yöneticilere devri oldukça önemlidir.

Sorumluluk devralır ve devrederken bu dosyaları arayın, hazırlayın veya isteyin.


Türkiye’de zaman aşımı yoktur!

2. Hemen itiraz etmeyin. Türk Ticaret Kanunu’na (TTK) göre 10 yıl, Vergi Usul Kanunu’na (VUK) göre de 5 yıllık zamanaşımı sürelerine rağmen, uygulamada bu süreleri çok aşan dönemlerle ilgili sorunlarla karşılaşılabilmektedir.

Örneğin VUK’na göre bir konu takdir komisyonuna sevk edilmişse, bu komisyonda geçen süre kadar zamanaşımı süresi de uzamaktadır.

Yine davası devam eden dosyalarla ilgili olarak bu süre, dava süresi boyunca uzayabilmektedir.

Tahsilatla ilgili olarak da, vergi idareleri, hukukiliği tartışılabilecek yöntemlerle (sanki arada nakden bir tahsilat yapmış gibi bir makbuz düzenleyerek) tahsilat zamanaşımı süresini uzatabilmektedirler.

Bu ve benzeri birçok nedenden ötürü problem yaşamamak için özellikle;

- Defterlerinizi,

- Ödeme belgelerinizin aslını,

- Mahsup dilekçelerinin kayıttan geçirilmiş nüshalarını

saklayabildiğiniz kadar saklayın.


Yılda bir fatura envanteri yapıyor musunuz?

3. Şirketlerin faturaları en fazla dikkat etmeleri gereken evrakların başında gelmektedir. Zaman zaman fatura ciltlerinin veya sahifelerinin kaybolduğu durumlarla karşılaşılmaktadır.

Bu durum başlı başına incelemeye sevk edilmenize sebep olabilir. İncelemeye sevk tek başına yarattığı zaman kaybı ve ispat güçlüğü yanında, bu faturaların şu veya bu şekilde sizin bilginiz dışında kullanılması riski yanında, oldukça küçük riskler oluşturmaktadır.

Sahte fatura tanziminde bazen şirketlerin kaybolduğu sanılan faturaları; işletme çalışanları tarafından başka şirketler adına düzenlenerek, fatura ticareti konusu yapılabilmektedir.

Bu durumun tespiti halinde, bunun ilk etapta hesabını verecek olan işletmenin kanuni temsilcileri, yani yönetim kurulu üyeleri veya limited şirketlerde şirketin müdür ortaklarıdır. Kendinizi, ne olduğunu dahi anlamadan mahkeme karşısında yargılanırken bulur, günlerce gazetelere tefrika olabilirsiniz.

Bu nedenle yılda en az bir kez şirketinizde fatura envanteri yapın. Bu envanterde bastırılan faturaların sayısı, numaraları, kullanılanlar, iptal edilenler, boş faturalar belirtilmelidir. İşi devralırken ve devrederken de bunu alışkanlık haline getirin. Diğer bir ifade ile faturaların boş ve dolu nüshalarına “kıymetli evrak” muamelesi yapın.


Yangında ilk kurtarılacak şey nedir?

4. Şirket defterleriniz talep edildiğinde ibraz edilememesi, hapis cezası gerektiren bir suç oluşturmaktadır.

Bu nedenle yıllar itibariyle şirketinizin kanuni defterlerinin tam ve bastırılmış vaziyette muhafaza ediliyor olmasının, kanuni temsilcilerin sorumluluğu olduğunu hatırlatmak isterim.

İş devralırken, işi devrederken sorumluluğunuzdaki kanuni defterlerin tam ve eksiksiz devralındığı ve/veya devredildiğini mutlaka tutanağa bağlayın.

Her yıl bu konuda da envanter çalışması yaptırın. Kanuni defterlerin muhafazasından emin olun.


Defteri bastırmamak ne gibi belalara yol açabilir?

5. Şirketlerde sıkça karşılaşılan bir konu kanuni defterlerin bastırılmasında karşımıza çıkar. “Ne olacak elektronik ortamda muhafaza edildiğine göre şayet ihtiyaç olursa basarız” diye düşünebilirsiniz.

Ancak, özellikle muhasebe yönetimlerinin kaydi düzeltme yapmama kaygısı ile veya bazen sadece ihmalkarlık nedeniyle defterlerin basılmamış olması önemli sonuçlara yol açabilmektedir.

Yıl bittikten sonra defter bastırılmaya kalkıldığında noter tasdikli defter sahifeleri bazen yetmeyebilmektedir. Bu durumda çare olarak çoğu zaman defterin arka yüzü de kullanılmakta veya bu durum fark edildikten sonraki dönemlerin muhasebe kayıtları topluluşturularak yapılmaktadır. Muhasebe sistemi çökebilmekte, kayıtların tekrar oluşturulması önemli bir emek harcanmasını gerekli kılabilmektedir.

Defterler henüz basılmadan inceleme elemanlarınca tespit edilmekte ve şirketlerin indirilen KDV’leri deftere kayıtlı olmadığından bahisle reddedilebilmekte, dolayısıyla şirketler durduk yere gereksiz cezalı tarhiyatlara muhatap olabilmektedirler. Tüm durumlar, neticede şirketler için sıkıntılı bir ortam yaratmaktadır.

Şirket yönetimlerine tavsiyemiz, bu konuyu titizlikle takip etmeleridir.


Vergi incelemeleri

6. Vergi incelemeleri şirket hayatında çok önemlidir. Bu nedenle de önemi ölçüsünde dikkatle izlenmeli ve gerekli adımlar atılmalıdır.

Uygulamada bazen oldukça ilginç yaklaşımlarla karşılayabiliyoruz. İnceleme başlıyor, bitiyor, tutanak alınıyor, rapor tebliğ ediliyor, dava açma süresinin bitimine az kala müşavir aranmaya başlanıyor.

Tabii bu, en abartılmış hal, fakat şu veya bu eksikle bu tür durumlarla sık karşılaşıyoruz.

Bu konuda yapılması gerekenlerle ilgili olarak hazırladığımız liste, Ekler bölümünde tablo olarak iki bölüm halinde yer almaktadır.

İlk bölümde inceleme aşamasındaki sürecin yönetimi, ikinci bölümde de inceleme sonrası süreç yönetimi ele alınmıştır.

İnceleme elemanları ile ilişkilerde sorunlar yaşandığı gözlenmektedir. Bazen sorunlar sadece tavır ve yaklaşımla ilgili olabilmekte, başlangıçta gösterilecek özenle gereksiz gerginlikler engellenebilmektedir.

Örneğin;

- İnceleme iş yerinde yapılacaksa inceleme elemanına dışarıya bakan penceresi de olan, makul büyüklükte ve makul ölçülerde tefriş edilmiş bir oda tahsis edilmelidir,

- Güvenlik ve bina giriş görevlilerine önceden haber verilmeli, inceleme elemanının kimliğinin alınmaması konusunda uyarılmalıdır,

- İnceleme elemanına şayet iş yerinde yemek çıkıyorsa iş yerinde hangi usulle yemek sağlandığı konusunda bilgi verilmeli ve tercihi sorulmalıdır,

- İş yerinde yemek verilmiyorsa yemek konusunda nasıl bir yöntem tercih ettiği kendisine sorulmalıdır,

- İnceleme yerine gidiş-geliş için araba talebinde bulunulmuşsa, temiz ve makul bir otomobil yeterli olacaktır,

- İnceleme elemanlarıyla gereksiz sohbetlere girişilmemeli, kendilerinden bir davet gelmedikçe rahatsız edilmemelidirler,

- İnceleme sırasında olabildiğince doğrudan konuyla ilgili, muhasebe müdürü seviyesinden aşağı olmamak üzere irtibat üst seviyeden ve tek elden sürdürülmelidir.

Bazen bu ufak tefek nüanslar bile sürecin sağlıklı sürdürülebilmesi için önemli olabilmektedir.

Ekteki tabloda ele alınan konulara ilave olarak:

- Karşılık ayrılacak mı?

- Karşılık tutarı ne olacak?

- Karşılık hangi aşamada kapatılabilecek?

- Şirketin denetçisi haberdar edildi mi?

- Şirketin yönetici ve ortaklarından haberdar edilmesi gereken herkes haberdar edildi mi?

- Uzlaşılacak tutarı belirlerken gecikme faizi tutarını da hesaba kattınız mı?

- Uzlaşma kararı alırken henüz zamanaşımına uğramamış dönemlere etkisini de değerlendirdiniz mi?

- Yargıdaki davalarda Anayasa mahkemesinin vergi ziyaını iptal eden kararından hareketle 2004 sonuna kadar olan dönemlerle ilgili davalarda Anayasaya aykırılık iddiasında bulunuldu mu?

- Örtülü Kazanç Dağıtımı iddiası ile yapılan tarhiyatla ilgili olarak ilişkili şirket vergi anlaşmalı bir ülke mukimi ise anlaşmaların ilgili maddesinin işletilmesi talebinde bulundunuz mu?

- Uzlaşmaya giderken vekâletname hazır mı?

- İmza sirküleri hazır mı?

- Tutanağı imzaya gidenlerin bu konuda yetkisi var mı?

- Yanınıza şirketin kaşesini aldınız mı?


Domates alırken dahi yoklayanlar koca şirketi alırken neden yoklamazlar?

7. Bazen uygulamada çok şaşırdığımız ticari anlaşmalarla karşılaşıyoruz. Şirketin mali yapısını, kayıtlarını incelemeden, oldukça büyük tutarlı hisse devir sözleşmeleri yapılabilmekte.

Satın alınacak şirketi mali ve hukuki yanlarıyla derinlemesine incelemeden, ayrıntılı bir sözleşme yapmadan bu tür alışverişlerle başka bir ülkede karşılaşılabilir mi bilmiyorum. Literatürde bu tür incelemelere “due diligence” adı verilmekte, bu çalışmalar sırasında alıcı, alacağı şirketin kayıt ve işlemlerini tüm yönleriyle inceletmektedir.

Satın alınacak şirketin makine ve teçhizatları, üretim yöntemleri, müşteri portföyü, alacak ve borçları, çok sayıda değişik uzmanlıklara sahip kişilerin oluşturduğu ekiplerce incelenmekte, alıcı da bu incelemeler neticesinde kendisine verilen rapordan hareketle pazarlık ve sözleşme şartlarını avukatlarının desteği ile sürdürmektedir.


Yörük göçü yolda dizilir mi?

8. İşletmelerin üst yöneticilerinde gözlemlediğimiz bir kötü alışkanlık da işlemin yapılması, iş bittikten sonar hukuki ve mali boyutunu çözmesi için, çoğu zaman da geç bir şekilde mali yöneticilere iletilmesidir.


Bugünün işini yarına bırak, belki Maliye erteler!

9. Ne yazık ki mali uygulamalar sırasında çok defa idarenin son dakika düzenlemeleri ile bir kısım beyan ve ödeme yükümlülükleri için ek süreler verilmiş, böylelikle geç kalanlar adeta ödüllendirilmiştir.

Bu nedenle, özellikle büyük mali yükümlülüklerde ve zaman alıcı beyan ve benzeri yükümlülüklerde atasözümüzün tersini tavsiye etmek zorunda kalıyoruz.

Mali İdare’den talebimiz; yapacağı her türlü düzenlemeyi olabildiğince hızlıca yapmasıdır.


Evrak kabul/ zimmet defteri oluşturun

10. Özellikle kamu idaresinden veya yargı mercilerinden gelen günlük yazılar nedeniyle herhangi bir hak kaybı ile karşılaşılmaması için işletmede bu konuda mutlaka duyarlılık eğitimi verilmeli ve bu tür evrakı tebliğ alma konusunda kimlerin görevli olduğu belirlenmelidir.

Teslim alınacak evraklar için bir defter tutulması, bu deftere bu evrakı teslim alanların isim ve imzalarına yer verilmesi ciddiyet sağlayacaktır.

Şayet bu konu ile ilgilenecek ilk derece yöneticisi izinli veya şehir dışında ise mutlaka bu evrakla ilgilenecek ikinci, üçüncü derece sorumlular belirlenmelidir.


Boksörün karşısına eldivensiz çıkmak ne kadar akıllıca?

11. Şirketlerin yönetimlerinin yabancı şirketlerle evlilik veya satış görüşmeleri sırasında profesyonel destek almadıklarına şahit olmaktayız.

Oysa başından itibaren bu konuda deneyimli mali ve hukuk danışmanlarıyla çalışılması, hem işin olumlu neticelenmesine, hem de pazarlığın daha profesyonelce sürdürülebilmesine yardımcı olacaktır.


Japon yapıştırıcı-denetim, kefir-şeffaflık

12. Türkiye’de uzun ömürlü kurum yaratılamamasının en önemli nedenlerinden biri; işletmelerin ortakları arasında güvenin tesisinin en önemli aracı olan denetim ve profesyonel destekten yeterince yararlanılmamasıdır.

Bize göre, bağımsız denetim kurumları bu işlevlerini gereği gibi yerine getirdikçe sağladıkları saydam, şeffaf ve objektif ortam nedeniyle kurumsallaşmaya ve bir arada kalabilmeye imkan yaratacaktır.

Bağımsız denetim uzun ömürlü, sağlıklı kurumlar için çimento, yapıştırıcı görevi görmektedir.

Uzun ömürlü ve güçlü kurumlar yaratmış ülkelerde denetim, muhasebe ve raporlama konularının ve bu alandaki mesleki denetimin güçlü olması tesadüfi değildir.


Başkasının vergi borcunu ödemek zorunda kalabilirsiniz!

13. Şirketinize, size mal veya hizmet verdiği düşünülen kişi ve kurumların vergi borçları nedeniyle, bu kişi ve kurumların şirketinizden olan alacaklarının bu kişilere değil de vergi idaresine ödenmesini ihtar eden, “haciz bildirisi’’ adlı bir belge tebliğ edilebilir.

Bu yazıya 7 gün içinde cevap verilmediği takdirde bu kişilere borcunuz olduğu kabul edilir ve ödemezseniz vergi idaresi takibe geçebilir.

Bu nedenle bu tür bir tebligat alındığında 7 gün geçirilmeden mutlaka cevap verilmelidir.


Mali check-up’a şirketlerin de ihtiyacı var

14. Şirketin;

- Yaptığı işlerle ilgili ruhsatları alıp almadığı,

- Ruhsat ve izinlerin süresinin geçip geçmediği,

- Mali yükümlülüklerin tam olarak yerine getirilip getirilmediği,

- Mevcut tüm yasal imkanlardan tam olarak yararlanılıp yararlanılmadığı,

- Mali konular dışında kanunların getirdiği yükümlülüklerin yerine getirilip getirilmediği,

- Personele dönük olarak iş hukuku vb düzenlemelerle ilgili yükümlülüklerin yerine getirilip getirilmediği ve benzeri konularda yıllık kontrollerin yapılması gerekmektedir.


Sigorta konusunda check-up yaptırdınız mı?

15. Şirketlerin bu konuda bilimsel esaslarla davranmadığını gözlemlemekteyiz. Oysa iş yapış şekillerinin analiz edilerek, hangi alanlarda ve hangi kapsamda sigortaya ihtiyaçları olduğunun tespiti, daha sonra mevcut poliçelerin bunu ne derece sağladığının analizinin yapılması gerekmektedir.

Bu çalışmalardan sonra, kapsanmadığı saptanan alanlarla ilgili olarak uygun poliçe arayışına girilmelidir.

Tüm bu çalışmalarda da konunun uzmanlarından destek alınması yerinde olacaktır. Brokerlik şirketlerinin bu tür çalışmalarla şirketlere yardımcı olmaları gerekmektedir.

Tavsiyemiz; şirketin hayatiyeti için oldukça önemli olduğunu düşündüğümüz bu konuda bu tarz bir çalışma yaptırılmasıdır. Aksi takdirde, ön görülmeyen ve kapsanmamış bir hasarla karşılaşıldığında, şirketin hayatının devamı mümkün olamayabilecek, yılların emeği heba olabilecektir. Oysa bunun için ödenecek primler, çoğu zaman çok düşük miktarlarda olabilmektedir.


Komaya girmeden doktora gitmeyi bilmek!

16. Millet olarak nedense yatağa düşmeden doktora, hapse düşmeden avukata başvurmayı pek bilmiyoruz. Oysa şirketlerin yaşamlarını uzun yıllar sorunsuz sürdürebilmelerinin en önemli yolu sürekli mali müşavir ve avukatla çalışabilmelerinden geçmektedir.

Çoğu zaman, zamanında bu alanda harcanacak makul paralar, şirketin önemli zararlarla karşılaşmasının önünü kesecek veya doğrudan fayda sağlayacaktır.

Ne yazık ki, meslek hayatım boyunca bu konuda pek çok kötü örnekle karşılaşmak zorunda kaldım.

Başlangıçta müdahale edilebilse ödenmeyecek bedellerin geç kalınması yüzünden ödendiğine şahit oldum. Şirketlerin bu alanda sürekli, düzenli hizmet almaları ve mali, hukuki konularda görüş almadan işlem yapmamayı alışkanlık haline getirmeleri oldukça önemlidir.


Sigorta yasağından -10 kat cezadan- haberdar mısınız?

17. Sigorta Murakabe Kanunu’na göre, bazı sigorta alanları hariç, yurtdışında mukim sigorta şirketlerine doğrudan sigorta yaptırılması yasaktır.

En önemli müeyyidesi de tespiti halinde ödenen prim tutarının 10 katından az olmamak üzere verilebilecek para cezasıdır.

Uygulamada özellikle yabancı ortaklı şirketlerde bu durumun atlanabildiğini ve dışarıya yaptırılması yasak olan sigorta alanları ile ilgili kendilerine merkezlerinden yansıtılan sigorta primlerini ödeme yanlışlığına düşebileceklerini tahmin ediyoruz.


Acil durum planlamanız var mı?

18. Başta deprem olmak üzere, yangın, su basması vb felaket dönemlerine dönük olarak bir felaket senaryosunun hazırlanması, alternatifli olarak hazırlanacak senaryolarda rol dağılımları, bu dağılımlara uygun provaların yapılması yararlı olacaktır.

Bu tür felaketler hayatın bir gerçeği olduğundan şirketlerin toplumsal iş bölüşümünde üzerlerine düşen işi yapmaya devam edebilmeleri bu sürecin hızlıca atlatılabilmesinde en önemli etken olacaktır. Gerek şirketin mali kayba uğramaması, gerekse sosyal sorumluluk gereği bu konunun oldukça titiz bir şeklide ele alınması gerekmektedir. Personele, alternatif üretim yerlerine, alternatif tedarik, depolama, taşıma, haberleşme, sistem yedekleri, kayıtların sürekli birden fazla yerde muhafazası vb çok yönlü çalışma ve hazırlıkların yürütülmesi gerekmektedir.


Bilgisayar sisteminiz ne denli güvenli?

19. Bilgisayar sistemlerinin zaman zaman bilgi güvenliğini sağlayıp sağlamadığı, veri koruma güvenlik standartlarına uyulup uyulmadığı, personel içinde erişim sınırlaması kuralları ve bu kurallara uyulup uyulmadığının kontrolü vb birçok açıdan gözden geçirilmesi, test edilmesi yararlı olacaktır


Yolda senet bulsanız öder misiniz?

20. Çoğu zaman, yabancı ülkelerden Türkiye’ye dönük olarak verilen hizmetlerle ilgili olarak Türkiye’deki şirketler ödeme yaparken stopaj söz konusu olduğunda, yabancı taraflar yaptıkları anlaşmalara koydukları şartlarla Türkiye’de ödenecek stopaj yükümlülüğünü Türkiye’deki şirket üzerine bırakmaya çalışırlar.

Anlaşmalarda çoğu zaman standart bir ifade gibi ‘Türkiye de doğacak her türlü vergi Türk tarafınca karşılanacak, bu tutar net olarak ödenecektir’’ açıklamasına yer verilir.

Bu ifadeleri de Türkiye mukimi şirketler adeta bir kader veya değiştirilmesi, tartışılması mümkün olmayan bir şart gibi kabullenirler.

Oysa çoğu zaman ikili vergi anlaşmaları, hatta anlaşmaya bile gerek olmaksızın ilgili ülke mevzuatı gereği - ki Türkiye’de bu böyledir - yurtdışında ödenen verginin, içeride hesaplanan vergiden mahsubuna müsaade edilmektedir.

Dolayısıyla bu vergiler bu şirketlere bir yük yaratmamaktadır. Size düşen vergi dairesinden alınacak bir yazı ile bu kesintilerin yapıldığını ve vergi dairesine yatırıldığını belgelemenizdir. Bu da çok zor bir iş değildir.

Böylelikle bazen %22 bazen de %10 tasarruf sağlama olanağını yakalamış veya kaçırmamış olursunuz.


Sizden kesilen KDV’yi yine ödemek zorunda kalabilirsiniz

21. Mali İdare KDV kanununa dayanarak yaptığı düzenlemelerle birçok alanda KDV stopajı adı verilen bir uygulama icat etti.

Bazı alanlarda alıcı, size ödemesi gereken KDV’yi size ödemiyor, doğrudan götürüp vergi dairesine yatırıyor. Yakın bir gelecekte, bu size ödenmeyen KDV’ler, alıcılarca vergi dairesine yatırılmazsa vergi daireleri satıcıların kapılarını çalarak, ödenmeyen bu vergilerden sorumlu olduklarından bahisle almaya kalkacaklar.

Dolayısıyla, siz kontrol edemeyeceğiniz, sizinle ilgisi olmayan bir konudan dolayı, size ödenmeyen, vergi idaresinin doğrudan başkası kanalıyla almaya çalıştığı KDV’den dolayı sıkıntı yaşayabilirsiniz.

Bizim görüşümüz, bu tür taleplerin karakolda biteceği ve yargının nihayette kendisine ödeme yapılmayan, dolayısıyla başlangıçta KDV’den sorumlu tutulmayan tarafın bu konuda sorumlu tutulamayacağı şeklinde karar vereceği yönündedir.


Ödediğiniz KDV’yi iade alamayabilirsiniz

22. Vergi daireleri, talep edilen KDV iade tutarları ile ilgili incelemeler yapmakta ve şirketlerin ödeyip iadesini talep ettikleri tutar içinde yer alan bazı firmalarla ilgili tutarların, iade tutarı içinden çıkarılmasını istemektedirler.

Bu durumun çoğu zaman yasal bir zemini yoktur. Vergi İdaresi şüphe üzerine birçok firmayı fişlemekte, fişlenmiş firmaların kestikleri faturalardaki ödediğiniz KDV’yi size iade etmemektedir.


KDV oranı %18 mi % 69 mu?

23.Türkiye’de KDV oranı %18 olarak bilinir ama yanlıştır. Vergi İdaresi sizin mal veya hizmet alırken kanun gereği karşı tarafa ödediğiniz KDV’yi, KDV’yi ödediğiniz satıcıdan tahsil edemezse sizden, müteselsil sorumluluktan bahisle tahsile kalkabilir.

5 yılda 18 liralık KDV aşağıdaki hali alır;

KDV 18

Ceza 18

Faiz 33

Toplam 69

Konu yargıya intikal ettiğinde yargı bu yaklaşıma prim vermiyor. Nitekim vergi idaresi de şayet ödemeyi nama yazılı çek veya banka havalesi ile yapmış ve fatura lehdarını da açıkça (vergi dairesi ve hesap numarası ile) belirtmişseniz size sorumluluk yükleyemeyecek.

Bizim tavsiyemiz, mal veya hizmetin gerçekten alındığını ortaya koymaya yardımcı olacak tüm belgeleri muhafaza edin ki, bir problem yaşamayın.


Nasıl bilmeden sahtekar olunur?

24. Yukarıda 21. maddede ödediğiniz KDV’yi mal veya hizmet satın aldığınız firma şayet fişlenmişse iade alamayabilirsiniz demiştik.

Bu fişleme netice itibariyle Mali İdare’nin sizi sahtekar veya her an sahtekarlık yapma ihtimali içinde gördüğünü göstermektedir.

Bu listeye girmek çok kolay, bu listeden çıkmak çok zordur. Aslında bu listeye girmemek şans işidir. Bu listeye, listenin oluşturulma mantığı dikkate alındığında hemen hemen harcama yapan tüm şirket ve kurumlar girebilir. Hatta kamu kurumlarını listeye alsalar Maliye Bakanlığı’nın kendisi de girebilir.

Aman yanlış anlaşılmasın, haşa huzurdan, Maliye Bakanlığı’na sahtekar veya sahtekarlık yapma ihtimali var demiyoruz. Ne söylemek istediğimiz, bu fişlemenin nasıl yapıldığını kısaca izah ettiğimizde daha rahat anlaşılacaktır.

Şayet sizin mal veya hizmet aldığınız bir firma incelenirken, bu firmaların kayıtlarında, bu firmaların da mal veya hizmet aldığı firmalarla ilgili bir problem (sahte belge, yanıltıcı belge) çıksa, incelenen firma ile birlikte, bu firmadan mal ve hizmet alanların tamamı da fişlenebilmektedir.

Kayıtlarında sahte belge bulunan firma sahte belge kullananlar tertibinden, ondan mal veya hizmet alanlar da sahte belge kullanma ihtimali bulunanlar tertibinden fişlenmektedirler. Kayıt dışılığın en iyimser tahminlerle %50 olarak tahmin edildiği, sahte veya muhteviyatı ile yanıltıcı belge kullanımının çok yaygın olduğu ülkemizde bu listelere girmek sadece an meselesidir.

Bir kez listeye girdiniz mi de vebalı muamelesi görebilir, çok süratle müşteri portföyünüzü kaybedebilir, ağzım, gözüm diyene kadar da batabilirsiniz. Hem de ne olduğunu, neden olduğunu anlamadan. Bu nedenle bu konularda uyanık olun. En ufak bir koku aldığınızda, sürat ve ciddiyetle konunun üzerine gidin.


Mali işler bölümüne üvey evlat muamelesi yapmayın

24. İşletmelerde müşahede ettiğimiz bir önemli yanlışlık da mali işlere bakan bölümlere yeterince önem verilmemesidir. Oysa işiniz ne kadar gelişirse gelişsin, bu alanda yapılacak hatalar onlarca yılın birikimini bir anda götürebilir.

Üretim, pazarlama ve satış bölümlerince geliştirilen her türlü projeye, daha başından itibaren mutlaka mali işler bölümü dahil edilmeli ve görüşleri alınmalıdır.

Muhasebesi, raporlaması ve iç denetimi oturmamış şirketlerin ayakta kalabilmesi mümkün değildir.

Bu nedenle, ne yapıp edip departmanlar arasında oluşan ve anlamsız bir önem sıralamasına dayalı çekişmeleri mutlaka önleyin.

Hepsinden önemlisi, bu bölümlerin başındaki görevlileri özgüveni sağlam, en tepedeki insan karşısında da fikirlerini rahatça ortaya koyabilecek, hemen herkese gerektiğinde ‘hayır’ diyebilecek insanlardan seçin, böyle bir ortam yaratın ve koruyun.


Avukat ve mali danışmansız adım atılır mı?

25. Mali ve hukuki sonuç yaratacak hiçbir konuda avukatınıza ve mali danışmanınıza danışmadan adım atmayın. Olabildiğince, yürüttüğünüz projelerde avukat ve mali danışmanları proje ekibinin doğal bir parçası gibi çalıştırın.

Onlar tarafından incelenmemiş hiç bir evrakı imzalamayın. Her iki titri de hasbelkader taşıyan bir insan olarak itiraf etmeliyim ki, bir noktadan sonra da, avukat ve müşavirleri bir yana bırakıp son sözü söylemeyi ve karar almayı bilin. Avukat ve mali müşavirin sizin yerinize karar alabilmesi mümkün değildir.

Konuya ilişkin tüm yönleri artı ve eksileriyle ortaya koyup, tavsiyelerini belirttikten sonra söz işletme yönetimine geçer. Bu meslekler tabiatları gereği muhafazakar olmak, işletmeyi her türlü riske karşı uyarmak zorundadırlar. İş adamlığı, müteşebbislik belirsizlik bulunan hallerde ölçülü riskler alabilmeyi bilmektir.

Yönetim kurullarında tartışılan gündeme uygun olarak avukat ve mali müşavirlerinizi yönetim kurulu toplantılarına davet ederek doğrudan görüşlerini almayı alışkanlık haline getirin.


Söz uçar yazı kalır

26. Danışmanlık aldığınız konularda mutlaka görüşlerin yazılı hale getirilmesini talep edin. Böylelikle konunun doğru anlaşılıp anlaşılmadığını anlama, daha derli toplu hale getirilmesini ve bir kez daha düşünülmesini sağlama fırsatı yaratmış olursunuz.

Ayrıca da şirketin mali hafızası için dosyaya konulacak bir şey sağlanmış olacaktır. Bir profesyonel olarak aldığınız karar veya yaptığınız işlemle ilgili olarak dayanak da yaratmış olacaksınız.


Önemli mali konular telefonla çözülür mü?

27. Bazen telefonla tartışmaya başladığımız konuları derinlemesine irdelediğimizde, başlangıçta algıladığımızdan çok farklı olduğunu, boyutlarının da tahminlerimizin ötesinde olduğunu fark ederiz.

Bu nedenle biz, arkadaşlarımıza bize iletilen konularla ilgili olarak mutlaka ilave sorular sormayı, kayıt ve belgeleri incelemeyi tavsiye ederiz.

En fazla dikkat ettiğimiz konu da işin rakamsal boyutudur. Rakamlar büyükse veya işlem, yıl veya yıllar içinde birçok kere tekrarlanarak boyut kazanacaksa, mutlaka bu konunun tartışılması için işin büyüklüğü ile mütenasip zaman harcanmalı ve derinlemesine irdelenmelidir. Yüz yüze toplantılar yapılmalı ve konu yazılı hale getirilmelidir.


Aldığının bedelini ödemeyen kazanamaz

28. İşletme ortakları ve yöneticileri, ticaretini yaptıkları konularda bedel ödemeye hazır oldukları halde, danışmanlık aldıkları konularda aldıkları hizmetin bedelini ödeme konusunda isteksizdirler.

Oysa bu durum işletme için çözüm, proje üretme ve bunların işletme ile paylaşılmasının önünde büyük engel teşkil etmektedir. Danışmanlık alanında yarattığımız çözüm ve önerileri paylaşıp daha sonra bu konuda kuru bir teşekkür dışında bir şey elde edemediğimiz anlar hiç de az değildir.

Bazen işletmelerin bazı yöneticileri, kendi alanı olarak gördüğü konularda dışarıdan hizmet alıyor olmayı sanki kendi yeri sorgulanacakmış gibi algılar ki bu son derece yanlış bir değerlendirmedir.

İyi yönetici işletmesinin ihtiyaçlarını teşhis ve tespit edip uygun yerden, uygun fiyatlarla çözüm satın almayı bilen kişidir.


Alırken bedelini düşük gösterdiğiniz gayrimenkulü elinizden alabilirler

29. Çoğu zaman satıcının sattığı gayrimenkulün değerini tapuda düşük gösterilmesi teklifi ile karşılaşılır ve size olan maliyetin de bir miktar azalması için bu teklife fazlaca direnmezsiniz.

Ancak bazı yargı kararları nedeniyle bu durum çok tehlikeli sonuçlar doğurabilir.

Satıcının herhangi bir nedenle bir alacaklı tarafından takibe alınması halinde, alacaklı yapılan gayrimenkul satışlarının muvazaalı olduğu gerekçesi ile iptalini talep edebilir.

Muvazaa iddiası ileri sürüldüğünde, alacaklılar, bedelin emsaline göre tapuda düşük gösterilmiş olmasını delil olarak kullanmaktadırlar. Şayet elinizdeki belgelerle gerçek bedeli ispatlayamazsanız, Yargıtay satışın iptaline ve gayrimenkulün alacağını takip eden alacaklıya, alacağına karşılık devrine karar verebilmektedir.

Bu konuda işlem tesis ederken mutlaka avukatınızla birlikte hareket etmenizi tavsiye ediyoruz.

Yeri gelmişken, bu konuda ikinci bir hatırlatmada bulunayım. Satın aldığınız gayrimenkulün emlak vergileri ödenmemişse, bundan alıcı da, satıcı gibi müteselsilen sorumludur.


İtalyan Vergi İdaresi ne yaptı?

30. Geçtiğimiz yaz İtalyan Vergi İdaresi, Türk Vergi İdaresi’ne İtalya’da kurulu şirketlerden komisyon geliri elde eden firmaların listelerini ve İtalya’dan elde ettikleri komisyon geliri tutarlarını gönderdi.

Türk Vergi İdaresi de basit bir çalışmayla bu gelirlerin Türkiye’deki şirketlerce kayda alınıp alınmadığını kontrol etti. Türkiye, 60’ı aşkın ülke ile Çifte Vergilemeyi Önleme Anlaşması yaptı.

Birçoğu ile de görüşmeler devam ediyor. Bu anlaşmaların önemli maddelerinden biri idarelerin karşılıklı yardımlaşmalarına ilişkindir. Dolayısıyla gelecekte bu tür bilgi alışverişleri artarak devam edecektir.


Alman/ Fransız Vergi İdareleri, kendi vatandaşlarını Türk Vergi İdaresi’ne neden ihbar etti?

31. Alman ve Fransız Vergi İdareleri zaman zaman Türk Vergi İdaresi’ne Türkiye’de çalışan vatandaşlarının listelerini göndererek, bu vatandaşlarının Türkiye’de elde ettikleri ücret gelirleri açısından vergilendirilip vergilendirilmediğini sorgular.

Yukarıda da işaret ettiğimiz gibi bu tür karşılıklı yardımlaşmalar artacaktır.


AB tasarruf direktifi ne getirebilir?

32. Üzerinde çalışılan direktif uygulamaya girdiğinde üye ülkeler birbirlerine, birbirlerinin vatandaşlarının kendi ülkelerinde elde ettikleri faiz, kar payı gibi gelirlerini bildirecekler. Sisteme, İsviçre gibi ülkeler de dahil edilecek.

Gelir sahibine İsviçre için seçimlik bir hak verilmesi gündemde; ya bildirilmesine izin verecek ya da isim bildirilmeksizin %35 vergi kesintisine razı olacak. Kesilen bu verginin % 30’u, kişinin vatandaşı olduğu ülkeye gönderilecek, kalan %5 de İsviçre’ye kalacakmış.


Vergi cennetleri ve kontrol edilen yabancı kurum (CFC) ile ilgili olarak nasıl bir uygulama geliyor?

33. 2006 yılı Haziran ayında 01.01.2006 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yürürlüğe giren 5520 sayılı yeni kurumlar vergisi kanunu gerek vergi cennetlerine yapılan ödemelerle ilgili gerekse yurtdışında kurulu ‘posta kutusu şirketler’ olarak adlandırılan şirketlerle ilgili olarak önemli düzenlemeler getirmektedir.

Yeni Kanunla, henüz isimleri Bakanlar Kurulu tarafından açıklanmasa da, OECD tarafından açıklanmış vergi cennetlerine -ticari icaplar dahilindeki mal bedeli ödemeleri dışındaki- ödemeler için %30 oranında stopaj yükümlülüğü getirilmektedir.

Benzer şekilde, yurtdışında kurulu ortaklıkların faaliyet ve işlemleri belirli kriterlere erişemediği durumlarda, buralarda oluşan karlar Türkiye’deki şirketin kurumlar vergisi matrahına dahil edilecektir.

Bu kapsamda, vergi cennetlerindeki şirketlerle olan ilişkiler ve yurtdışındaki ortaklıkların durumunun yeni Kurumlar Vergisi Kanunu hükümleri çerçevesinde yeniden gözden geçirilmesinin elzem olduğunu hatırlatmak istiyoruz.


Bir kehanet: Serbest bölgedeki ilişkili şirketlere mal satan veya alan tüm şirketler incelenecek!

34. Uzunca bir süredir beliren alametlerden hareketle söyleyebilirim ki, serbest bölgelere mal satan veya alan şirketler incelenecek, inceleme neticesinde de halihazırdaki yaklaşım devam ederse, bölgedeki ilişkili şirket veya şubede bırakılan kar yok sayılacaktır.

Son aylarda yoğun bir şekilde bu kabil incelemeler artmış ve incelemelerde, örtülü kazanç dağıtımı ana eleştiri konusu olmuştur.

Bu incelemelerin artarak devam ediyor olmasının nedenlerini şu şekilde sıralayabiliriz:

- Başlangıçta yapılan incelemelerle ilgili olarak uzlaşılmıştır,

- Vergi İdaresi konuya ilgisiz kalmıştır,

- Verilmiş olumsuz bir Vergi Dava Daireleri Kararı inceleme elemanlarını cesaretlendirmiştir.

İncelemelerde birçok hata yapılmıştır:

- Bu bölgede yapılan masraflar hiç dikkate alınmamıştır,

- Bu bölgeye hiç kar bırakılamayacağı iddia edilmiştir,

- Emsal araştırması yapılmamıştır,

- Emsal olarak malın bölgeye giriş fiyatı alınmıştır,

- Bölge şirketinin risk ve fonksiyonları göz ardı edilmiştir,

- Serbest Bölgede ticaret yapılmasının hedeflemediği iddia edilmiştir.

Bu ve benzeri yaklaşımlarla matbu raporlar oluşturulmuştur. Tavsiyemiz, işin başından itibaren bu konuda tecrübeli avukat ve müşavirlerle çalışılmasıdır.

Bu alanda atılacak yanlış ve eksik adımlar hem şirketinizin zamanaşımı içindeki tüm dönemlerini tehlikeye atabilecek, hem de diğer şirket incelemeleri için emsal oluşturacaktır.

Yukarıda bahsettiğimiz olumsuz karara rağmen, her şirket özelinde ayrı ayrı geliştirilecek argümanlarla konunun yargı önünde kuvvetli bir şekilde tartışılabileceğini ve olumlu karar alabilme ihtimalinin yüksek olduğunu düşünüyorum.

Son yıllarda bu konuda yaptığımız tüm seminerlerde bu muhtemel tehlikeye dikkati çekmiş, önerilerde bulunmuştuk. Ne yazık ki, artık tehlike gerçek hale geldi. Bundan sonra atılacak adım ve yapılacak hazırlıklar, eskiye göre çok daha önemli hale geldi.


Büyük mükellefler vergi dairesi ne anlama geliyor?

35. Bilindiği üzere, büyük mükellefler vergi dairesi 01.01.2007’den itibaren faaliyete geçecek. Birçok büyük kurumlar vergisi mükellefi, ülkenin neresinde bulunursa bulunsun, bu vergi dairesine bağlı olacak.

Bu haberin biraz tercümeye ihtiyacı olduğunu belirtmeden geçemeyeceğim. Kuşkusuz bu durum; uygulama birliği yaratma, vergi idaresinden daha hızlı yorum alabilme gibi olumlu sonuçlar doğuracak.

Ancak bundan böyle her yıl bu mükelleflerin beyanları düzenli bir şekilde, inceleme elemanlarınca incelenecek. İnceleme konusu da, problemlerin erken teşhisine yardımcı olacağı yaklaşımı ile olumlu etki yaratabilecektir. Ancak işletmelerde yaratabileceği iş yükü bizi düşündürmektedir. Umarız her yıl yürütülecek incelemeler, hâlihazırda yürütüldüğü şekliyle değil, daha az zaman alacak tarzda yürütülür.


KDV iadesi yerine mahsup imkânlarını araştırdınız mı?

36. Bazen, müşterilerimizin bu tasdik işlerini Mali İdare ile ortak olarak kendimize gelir yaratmak için icat ettiğimiz kuşkusuna kapıldıklarını düşünüyorum.

Öncelikle nankörlük etmeden İdare’ye duacı olduğumuzu belirteyim. Ancak bir danışman olarak, şirketinizin yarar sağlayacağı veya daha az maliyetle halledebileceği bir yol varken, sırf bize getirisi daha fazla diye bu yolu ya da yolları sizlerin gözü önüne getirmemeyi aklımızdan geçiremeyiz.

Bizlerin yarışı, sizlerin yararına olan her konuyu herkesten önce sizlerin önüne, gündemine getirmektir. Bazen bu bizim gelirlerimizi düşürse bile...

KDV iadesi yerine, iade alınabilecek rakamların,

- Şirketin kendi vergi borçlarına,

- Mal veya hizmet aldığı şirketlerin vergi borçlarına,

- Şirketin sigorta borçlarına,

- Şirketin ithalatta doğan mali yükümlülüklerine

- Şirketin kamudan satın aldığı elektrik ve doğalgaz borçlarına

mahsubu imkanı göz ardı edilmemelidir.

Bu yolla şirketiniz teminat vermek, her ay için tasdik yaptırıp bunun için ücret ödeme külfetinden kurtulabilir.

Bunun yerine, yılda bir dönem KDV beyannamesinin tasdiki için YMM tasdik ücreti ödemekle yetinebilir. Aynı şekilde, bazı durumlarda tutarı verilen teminat da %100 yerine %8 gibi oranlara inebilmektedir. Bu imkandan da yararlanabilip yararlanamayacağınızdan emin olun. Dahilde işleme rejiminden yararlanabilme imkanlarını araştırın. Böylelikle daha baştan hem ithalatta hem de Türkiye’de bir kısım malları KDV ödemeden satın alabilme imkanı doğabilir.

İthalatta ödenen KDV oranı düşük oranda olabilir mi emin olun. Böyle bir imkanın varlığı da birden bire yüklenilen KDV tutarlarında önemli avantajlar sağlayabilmektedir.

Yüklenilen KDV’de devir KDV’yi azaltabilmek için araya bir ihracat şirketi konulursa, sağlanabilecek avantajı değerlendirdiniz mi?

Doğrudan ihracat ve YMM tasdiki yerine, dış ticaret sermaye şirketi ile ihracat daha az maliyetli olabilir mi diye bir değerlendirme yaptınız mı?


Yurt dışına çıkarken pasaportunuza el konmaması için ne yapmalı?

37. Sizi bilmem ama her yurtdışına çıkışta benim yüreğim bir yanlışlık olur da, “Vergi borcunuz varmış, yurt dışına çıkamazsınız’’ derler mi diye titrer.

Aslında bu konuda yapılacak basit bir kontrol yöntemi var. Vize, bilet, otel vb hazırlıklar yapılırken, yapılacak işler listesine şirketinizin İnternet Vergi Dairesi’ndeki hesabının kontrolünü de ekleyin.

Vergi dairenizden alacağınız bir şifre ile vergi borcunuz olup olmadığını, internet üzerinden sürekli kontrol edebilme imkanı var.


Gümrük işlemleriniz için check-up yaptırın

38. İthalat ve ihracat işlemlerinin sıklığı ve hızı, günlük işlerin yürütülmesi sırasında yapılan bazı hataların görülmesini engelleyebilmekte ve adeta bir körlük yaratmaktadır. Oysa, özellikle gümrük işlemlerinde yapılan hatalar, sonu yargılanma ile bitebilecek önemli sorunlara yol açabilmektedir. Bu konuda işlemlerin; işlemi yapanlar dışında, bu konuda uzman bir ekip tarafından zaman zaman gözden geçirilmesi ve tespit edilecek hususlarda önlem alınması yerinde olacaktır.


Masamdaki bomba!

39. Bir şirketin genel müdürü olan bir arkadaşımdan telefon aldım. “Biliyor musun masamda bir bomba var.” dedi.

Bir kurye şirketi ile adına gelen paketi açtığında, gümrüğe beyanı gereken bir eşyanın yanlışlıkla gümrüklenmeden masasına kadar getirildiğini ve ne yapacağını bilemediğini söyledi. Ben de bizim Gümrük Bölümümüzün Direktörü Cenk Ulu’yu arayıp sordum, “ne yapılabilir” diye. Ancak ithalattan sonra bir şey yapılamayacağını, fiili ithalle birlikte beyan edilmeksizin ülkeye mal girişi yapılmış olacağını ifade etti.

Bu arada İstanbul Defterdarlığı’nın verdiği bir mukteza aklıma geldi. Muktezada, bu tür durumlar için, şayet sadece sorun gümrükte ödenecek KDV ise “sorumlu sıfatıyla KDV beyanında bulunulabilir” anlamına gelen bir görüştü.

Sonuçta, uzun lafın kısası bir şekilde mali yükümlülüğü yerine getirilse bile, sonradan bu tür hataların tam anlamıyla tamiri (yargı kararları varsa da) mümkün olamayabiliyor. Tavsiyemiz kurye ile gelen malzemelere azami özenin gösterilerek bu tür problemler yaratılmaktan kaçınılmasıdır.


Vergi incelemesine neden seçilebilirsiniz?

40. Vergi incelemesine seçilme nedenlerini sıralamaya çalışalım:

- Tamamen tesadüfen,

- Bir konu genel olarak taranırken,

- Sektör incelemesi sırasında,

- Bir başka şirket incelenirken, ona mal veya hizmet satmış veya almışsanız,

- İhbar varsa (Genellikle de eski çalışanlardan gelir),

- İkili anlaşmalar çerçevesinde alınan bilgiler,

- Kara para incelemeleri,

- Tek vergi numarası uygulaması çerçevesinde toplanan bilgilerden hareketle yapılan kontroller (Banka faiz gelirleri incelemeleri, gayrimenkul satış incelemeleri, borsa satış incelemeleri),

- Beyanname, ekleri ve bilanço/gelir tablosu dip not tutarsızlıkları,

- Mali İdare’ce fişlenmiş olma (Sahte belge kara listesine girme),

- Kasa hesabının şişkinliği,

- Yüksek ortaklar cari hesabı,

- Şişkin bir “kanunen kabul edilmeyen gider” rakamı,

- Düzeltme beyanları,

- İade talepleri,

- Sürekli ve yüksek miktarlı devreden KDV,

- Sürekli zarar beyan ediliyor olması,

- Büyük mükellef olma (Sürekli inceleme geliyor),

- Kârlılık oranının sektörel ortalamaya göre sapma göstermesi (Elektronik beyan sonrası vergi idaresi daha fazla veriyi elektronik ortamda alıp işleyebilir, karşılaştırabilir hale getirilebilir),

- Beyannamenin diğer indirim satırında gösterilen rakamlarla ilgili yeterli açıklama yapılmamış olması.

Kaynak: Zeki Gündüz, İş Dünyasının Mali Rehberi

 

Güncel

TC. Resmi Gazete

30 Nisan 2017
Gazete Içerigi

Mini Anket

Vergi Borçlarının Yeniden Yapılandırılmasıyla İlgili Kanun Hakkındaki Düşünceniz Nedir?


Sonuçlar Diğer Anketler